Bilgisayar ve internet forumu  

Geri git   Bilgisayar ve internet forumu > Basın, Medya, Bilim ve Teknoloji > Ekonomi ve Finans
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 03-06-2008, 05:33 PM   #11 (permalink)
Super Moderator
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 642
Tecrübe Puanı: 1 Dr@cul@ is on a distinguished road
Standart Finans Sözlüğü A-Z

T


TABAN FİYAT (MINIMUM PRICE) :
Hisse senetlerinin bir seans içerisinde görebileceği en düşük değerdir. Her hisse senedi için fiyat ve fiyat adımı gözönüne alınarak ayrı olarak hesaplanır.

TAHAKKUK :
Gerçekleşme anlamındadır. Tahakkuk eden vergi, tahakkuk eden faiz vb. şekilde gerçekleşen rakamsal büyüklükleri ifade eder.

TAHVİL (BOND, DEBENTURE, OBLIGATION) :
Devletin 1 yıl, anonim ortaklıkların en az 2 yıl ve daha uzun vadeyle, ödünç para bulmak amacıyla, itibari kıymetleri eşit ve ibareleri aynı olmak üzere çıkardıkları borç senetleridir. Türkiye'de Anonim Şirketlerin ihraç ettikleri tahviller Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabidirler.

TAHVİL VE BONO FONU :
Portföyünün en az %51’inin devamlı olarak borçlanma araçlarına yatırılmış fonlardır.

TAKAS (SETTLEMENT) :
Borsa’da gerçekleştirilen işlemler sonucunda oluşan borç ve alacakların karşılıklı olarak tasfiye edilmesidir. T+2 ifadesi ise borç-alacak yükümlülüklerinin işlemin yapıldığı günden sonraki 2 gün içinde yerine getirileceğini anlatır.

TAKAS ODASI (CLEARING HOUSE) :
Bankalarla mali kuruluş ve borsalar arasında takas işlemlerinin yapıldığ yerdir. Takas odalarında para kullanılmadan ödeme gerçekleşmektedir.

TAKOZ FORMASYONU :
Devam eden harekette yorgunluk oluştuğunu belirtir. Yükselen takoz ve düşen takoz olmak üzere ikiye ayrılır.

TAKSİTLİ SATIŞ (INSTALLEMENT SELLING) :
Mal teslim edildikten sonra, önceden belirlenmiş tarih ve miktarda ödeme yapılması şartıyla yapılan satıştır. Taksitli satışlarda müşteri genellikle belirli bir kısmı peşin öder.

TALEP (DEMAND) :
Belirli bir malın, belirli bir dönemde piyasadaki muhtemel fiyatlar karşısında alıcıların o maldan satın almak istedikleri miktardır. Fakat bu istek yeterli miktarda satınalma gücüyle desteklenmezse talep sayılmaz.

TALEP EĞRİSİ (DEMAND CURVE) :
Fiyatlarda meydana gelen değişimlerin talep miktarını ne kadar etkilediğini diyagram-grafik yardımıyla gösteren eğridir. Eğri üzerindeki herhangi bir nokta, o fiyattaki fiyat-talep ilişkisini gösterir. Talep kanununa göre, genellikle fiyat-talep ters orantılıdır. fiyatlar yükselirken, mal talebi azalacak; mal talebi attığında, fiyatlar düşecektir.

TALEP ENFLASYONU (DEMAND INFLATION) :
Toplam talep harcamalarının, toplam arzı aşması yüzünden ortay açıkan enflasyondur. Toplan talep harcamalrındaki artış, tüketim, yatırım veya kamu harcamalarındaki aşırı artıştan kaynaklanabilir. Bu artış, mal ve hizmet fiyatlarınında artmasına neden olur.

TALEP ESNEKLİĞİ (DEMAND ELASTICITY) :
Talepteki nisbi değişimin, fiyattaki nisbi değişime olan oranıdır. Talep miktarı ve fiyat arasında ters fonksiyonel bir ilişki olduğundan, talep esnekliği negatif değerli olur.

TALEP FAZLASI (EXCESS DEMAND) :
Belirli bir dönemde, belirli bir fiyattan talep edilen mal miktarının arz miktarını aşması durumudur. Talep fazlası malın fiyatının yükselmesine ndene olacak ve bu yükselme denge fiyat seviyesine kadar sürecektir.

TALEP FONKSİYONU (DEMAND FUNCTION) :
Bir malveya hizmetten talep edilen miktarla, bu miktarların belirlenmesinde etkili unsurlar arasındaki ilişkidir. Malın fiyatı, gelir seviyesi, tüketici tercihleri, diğer mallara olan talepler, gelir dağılımı, nüfus yapısı talep miktarını belirleyen faktörlerdir.

TALEP TEDÜLÜ (DEMAND SCHEDULE) :
Malın muhtemel fiyatları karşısında, o maldan satın almak isteyen alıcıların istedikleri mal miktarını ve mala olan talebin genel yapısını ve özelliklerini açıklayan kavramdır.

TALON (TALON) :
Hisse senedinin kuponlarından oluşan kısmına verilen isimdir.

TAM İSTİHDAM (¤¤¤¤ EMPLOYMENT) :
Geniş anlamda, ekonomideki bütün üretim faktörlerinin kullanıldığı; dar anlamda ise, sadece emek faktörünün tam kullanımını ifade eder.

TAM REKABET PİYASASI (PERFECT COMPETITION MARKET) :
Bir mal için sadece arz ve talep tarafından belirlenmiş bir fiyatın bulunduğu ve geçerli olduğu piyasalardır. Tam rekabet piyasalarında, çok sayıda alıcı ve satıcı bulunur. Mallar homojendir. Alıcı ve satıcılar rasyonel davranırlar ve alternatifler hakkında bilgiye sahiptirler. Piyasaya giriş çıkış serbestliği vardır.

TAMAMLAYICI MALLAR (COMPLEMENTARY GOODS) :
Belirli bir ihtiyacı karşılamaya yönelik, birlikte kullanılması gereken mallardır. Bu mallardan biri eksik olduğunda, diğer malın kullanımı da imkansızlaşır. Ayrıca, bu mallardan birinin fiyatında meydana gelen değişme, diğer malın talep miktarını da değiştirecektir.

TAMPON STOKLAR (BUFFER STOCKS) :
Uluslararası temel malların fiyatlarında istikrar sağlamak amacıyla belirlenmiş olan alt ve üst sınırlar arasında tutmak için yaratılan stoklardır. Alıcı ve satıcı ülkeler aralarında uluslararası tampon stok anlaşmaları yaparlar ve fiyatlar düşmeye başladığında dünya piyasalrından mal alarak stok yaparlar, fiyatlar yükseldiğinde de bu malları satarlar.

TARIM KOOPERATİFLERİ (AGRICULTURE COOPERATIVES) :
Çiftçi ve tarımla ilgili kişilerin büyük işletmelerin imkanlarına sahip olmak amacıyla oluşturdukları organizasyonlardır. Tek amaçlı kooperatifle r ve çok amaçalı kooperatifler olarak ikiye ayrılırlar. Tek amaçlı kooperatifler, sadece bir amaç için oluşturulan; çok amaçlı kooperatifler ise ortakların her türlü ihtiyaçlarını karşılamak için oluşturulan kooperatiflerdir.

TARIM POLİTİKASI (AGRICULTURAL POLICY) :
Devletin ve kamu kuruluşlarının tarımsal üretimi düzenlemek ve arttırmak için aldıkları tedbirlerdir. Bu tedbirler, ekonomi ve toplumun menfaati için alınmaktadır.

TARIMSAL EMEK VERİMLİLİĞİ (AGRICUTTURAL LABOR PRODUCTIVITY) :
Toplam tarımsal hasılanın, tarımsal iş gücüne olan oranıdır.

TARIMSAL KREDİ (AGRICULTURAL CREDIT) :
Ülke içindeki veya ülke dışındaki pazarlarda pazarlanma imkanına sahip olan tarımsal ürünlerin üretimi için gerekli kredidir. Bu krediler miktar, faiz, süre, risk, garanti bakımından diğer sektörlere verilen kredilerden farklıdırlar.

TARIMSAL SÜBVANSİYONLAR (AGRICULTURAL SUBSIDIES) :
Devletin tarımsal üretimi herhangi bir karşılık beklemeksizin desteklemesi, teşvik etmesi ve üreticilere para olarak yaptığı yardımlardır. Sübvansiyonlar, veriliş şekillerine göre; parayla ifade edilebilen, para olarak verilen ve gizli sübvansiyonlar olarak çeşitlidirler.

TARIMSAL ÜRETİM (AGRICULTURAL PRODUCTION) :
Kırsal kesimde, doğa kaynaklarını kullanarak toplumun barınma, beslenme gibi ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik yapılan temel üretimdir.

TARIMSAL YATIRIM (AGRICULTURAL INVESTMENT) :
Özel sektör ve kamu sektörünün tarımsal sermaye stokuna yaptığı net ilavelerdir.

TARİFE (TARIFF) :
Uluslararası ticaret mallarına uygulanan gümrük vergilerini belirleyen listedir. Tek, çift ve üç kolonlu tarife olarak üç tarife sistemi bulunur. Otonom nitelikli tek kolonlu tarifede, bir mala tek vergi uygulanır. Çift kolonlu tarifede, her mal için iki vergi oranı sözkonusudur. Üç kolonlu tarifede ise, üç ayrı vergi oranı mevcuttur. Tarifelerin en yüksek olanı, otonom nitelikli tarife sistemidir.

TASARRUF (SAVINGS) :
Gelirin tüketime harcanmayan kısmıdır. Bunun elde para olarak muhafaza edilmesi şart değildir. Iktisadi anlamda tasarruf, gelirin herhangi bir yatırımda kullanmak amacıyla harcanmayarak elde tutulmasıdır.

TASARRUF DİYAGRAMI (SAVING SCHEDULE) :
Gelir seviyesi ve tasarruf miktarı arasındaki ilişkiyi gösteren tasarruf fonksiyonunun grafik üzerinde gösterilmesidir.

TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONU :
Tasarruf mevduatı sahiplerini belirli bir tutara kadar ilgili bankanın ödeme yetersizliği riskine karşın sigorta etmektir.

TASARRUF PARADOKSU (THRIFT PARADOX) :
Bireylerin kendi refah seviyelerini yükseltmek için yaptıkları tasarrufların, ekonomideki toplam tasarrufları azaltması sonucuna neden olmasıdır. Tasarrufların artması, tüketim harcamalarını azaltacak, bu da gelir seviyesini düşürecektir. Düşen gelir seviyeside yatırımları azaltacak ve toplam tasarruflar azalacaktır.

TASDİKLİ ÇEK (CERTIFIED CHEQUE) :
Muhatap banka tarafından ödenmesi garanti edilen çektir. Çekin tahsil edileceği banka da, çekin ödeneceğini garanti eder.

TASFİYE (WINDING-UP) :
Bir tüzel kişiliğin bitmesi durumunda, mal varlığının geleceği ile ilgili işlemlerdir. Bu işlemler, Türkiye'de tasfiye memuru tarafından yapılmaktadır. Tasfiye memuru, tüzük veya ortaklık sözleşmelerine göre belirlenir veya genel kurul kararıyla seçilir.

TAŞIMA SENEDİ (CARRIER'S RECEIPT) :
Gönderen tarafından düzenlenerek imzalanan ve eşya taşınması sırasında taşıyana verilen kıymetli evrak niteliğinde belgedir. Taşıma senedi, deniz taşımacılığında konşimento olarak adlandırılır.

TAVAN FİYAT (CEILING PRICE) :
Hisse senetlerinin bir seans içinde işlem görebileceği en yüksek fiyattır. Her hisse senedi için fiyat ve fiyat adımı gözönüne alınarak ayrı olarak hesaplanır.

TEFE (WHOLESALE PRICE INDEX) :
Toptan Eşya Fiyat Endeksi.

TEFECİLİK (USURY) :
Fon talebinde bulunan kişilere piyasadaki faiz oranlarının çok üzerinde bir faiz oranı uygulayarak sermaye saptanması, yani borç verilmesidir. Bankalardan kredi alamayan kişi ve firmaların başvurdukları bir yoldur.

TEK DÜZEN HESAP PLANI :
Ülkemizde tüm işletmelerde muhasebe kayıtları ve malî raporlama açısından bir düzen sağlamak amacıyla hazırlanmış, uyulması zorunlu bir hesap planı.

TEKEL KÂRI (MONOPOLY PROFIT) :
Marjinal maliyet, marjinal hasılat olduğu noktada tekelci firmanın üretimi belirleyerek, firma dengesine ulaşması halinde elde edeceği toplam kârdır. Tekelci firmanın marjinal hasılatı satış fiyatının altındadır. Çünkü çok mal satmak istediğinden fiyatları aşağı çekmek zorunda kalmaktadır.

TEKEL PİYASASI (MONOPOLY MARKET) :
Sadece bir satıcının mala olan tüm arza sahip olduğu ve fiyatları kendisinin istediği gibi belirlediği piyasadır. Hiçbir rakibi yoktur. Ürettiği mala olan arzda tam bir denetime sahiptir. Tekelci firma, malın fiyatını belirlerken ikame malların rekabeti, alıcıların satınalma gücünün sınırlılığı gibi etkenlerle karşılaşır.

TEKNİK ANALİZ (TECHNICAL ANALYSIS) :
Geçmitte piyasada oluşmuş çeşitli verilerin, bilgisayar ve grafikler yardımıyla geleceği tahmin etmede kullanıldığı bir değerleme yöntemidir.

TEKNOKRASİ (TECHNORACY) :
Ekonomik hayatın denetiminin politikacılar yerine mühendislere ve teknisyenlere bırakılması gerektiğini öngören anlayıştır.

TEK YANLI TRANSFERLER (UNILATERAL TRANSFERS) :
Uluslararası ekonomik ilişkilerde, hükümetin veya özel kişilerin ticari amaçlardan başka amaçlar için yaptıkları işlemlerdir. Bu işlemler bağış, hibe niteliği taşırlar. Karşı tarafın ödeme yapması gerekmez.

TEMDİT (EXTENSION OF TIME) :
Ticarette, bir borcun ödenmesi veya bir işlemin tamamlanabilmesi için daha önce belirlenmiş olan sürenin uzatılmasıdır.

TEMELLÜK (ACGUISITION OF RECEIVABLES) :
Alacağın devralınması.

TEMERRÜT (DEFAULT) :
Taahhütlerinin gerektirdiği ödeme veya menkul kıymet teslimatlarını belirlenen süreler içinde gerçekleştirmeyen borsa üyesi, herhangi bir ihbara gerek kalmaksızın temerrüde düşmüş sayılır.

TEMETTÜ / KAR PAYI (DIVIDEND) :
Ortaklıkların dönem içinde elde ettikleri kârdan mevcut ortakların hisseleri oranında pay alma hakkıdır. Sözkonusu hak, hisse senedine bağlı "Kâr Payı Kuponları" karşılığında ve ayrıca hisse senedi ibrazına gerek kalmaksızın kullandırılır. Borsa'da işlem gören şirketler kar payı dağıtmaları halinde nakit ve/veya hisse senedi şeklinde dağıtılabilir.

TEMETTÜ ORANI :
Dönem başında satın alınan bir hisse senedine ödenen paranın ne kadarının yıl içinde temettü olarak geri alındığını gösterir.
a) Dönem İçinde Ödenen Hisse Başına Temettü / Hisse Senedinin Dönem Başı Fiyatı
b) Dönem İçinde Ödenen Toplam Temettü / Şirketin Dönem Başı Piyasa Değeri Net Dönem Karı / Net Satışlar

TEMİNAT (COLLATERAL) :
Borsa üyelerinin, borsa işlemleri dolayısı ile müşterilerine ve borsaya verebilecekleri zararlara karşılık olmak üzere, Borsa tüzel kişiliği adına yatırdıkları meblağa denir.

TEMLİK (ALIENATION) :
Alacağın Devredilmesi.

TERS REPO (REVERSE REPO) :
Bir menkul kıymetin işlemin başlangıç valöründe alınıp, bitiş valöründe geri satılmasıdır (Menkul kıymetin geri satım vaadiyle alımı).

TESCİL (REGISTIRATION) :
Borsada gerçekleştirilen işlemlerin fiyatlarının doğruda, Borsa dışında gerçekleştirilen işlemlerin fiyatlarının ise bu işlemlerin Borsa’ya bildirimi sonrasında Borsa kaydına alınması işlemidir.

TEŞVİK TEDBİRLERİ (INCENTIVE ECONOMIC MEASURES) :
Devletin, ülkenin ekonomik ve sosyal amaçlar çerçevesinde ekonomik faaliyetlere sağladığı maddi ve hukuki kolaylıklar, desteklerdir. Mali teşvikler, ekonomik teşvikler, idari ve teknik teşvikler olarak üçe ayrılır. Ekonomik teşvikler, desteklenen ekonomik faaliyetlerin maliyetlerini düşürmeye yöneliktir; idari ve teknik teşvikler ise ürün tanıtımıyla ilgili fuar, lisans, patent hakkı temini, uzman yetittirilmesi gibi faaliyetleri kapsar.

TİCARET DENGESİ (BALANCE OF TRADE) :
Bir ülkenin ödemeler bilançosundaki toplam ithalat ile toplam ihracat arasındaki farktır. Toplam ithalatın toplam ihracattan fazla olması ticaret dengesi açığını; az olması ise ticaret dengesi fazlasını gösterir. Ülkenin ihracat ve ithalat rakamlarının eşit olduğunda, ülkede ticaret dengesi sağlanmıştır.

TİCARET SINIRLAMALARI (TRADE BARRIERS) :
Gümrük vergileri, kotalar, ithalat senetleri, sübvansiyonlar, ithalat yasakları, itracat sınırlamaları gibi uluslararası ticaret serbestliğini engelleyici veya sınırlayıcı nitelikteki müdahalelerdir.

TİCARİ KAZANÇLAR (COMMERCIAL EARNINGS) :
Gerçek kişilerin ticaret ve sanayi faaliyetlerinden sağladıkları para veya parayla ölçülebilen menfaatlerdir. Mal alım satımı, elde edilen ürünün satışı, hizmet gibi faaliyetler ticari faaliyetlerden bazılarıdır.

TOPLAM ARZ (AGGREGATE SUPPLY) :
Belirli bir dönemde, mevcut olan toplam talebi karşılamak için üretilen ve ithal edilen mal ve hizmetlerin tümüdür.

TOPLAM FAYDA (AGGREGATE UTILITY) :
Belirli bir malın sağladığı marjinal faydalarının toplamıdır. Toplam fayda eğrisi tüketim miktarı arttıkça artar. Fakat belirli bir noktaya gelindiğinde bu artış durur ve azalmaya başlar. Bu marjinal fayda yasasından kaynaklanmaktadır.

TOPLAM MALİYET (TOTAL COST) :
Bir firmanın kısa dönemde, toplam maliyetleri ve toplam sabit maliyetlerinin toplamıdır.

TOPLAM TALEP (AGGREATE DEMAND) :
Bir ülkede, belirli bir dönemde mal ve hizmetlere olan talebin toplamıdır. Bu talebi kişilerin tüketim mal ve hizmetlerine, firmaların yatırım malları ve diğer mallara, yabancı tüketici ve firmaların yatırım ve tüketim malların olan talepleri belirler.

TOPLU İŞ SÖZLEŞMELERİ (COLLECTIVE BARGAINING) :
İşçi ve işveren sendikaları arasında yapılan, işçi ve işverenin iş şartlarını ve hak ve borçlarını düzenleyen yazılı anlaşmadır. Anlaşmanın yapılabilmesi için, taraflardan biri kesinlikle işkolunda kurulu bir işveren sendikası olmalıdır.

TOPLU SATIŞ VERGİLERİ (WHOLESALE TAXES) :
Üretimin belirli bir aşamasında alınan vergilerdir. İmalat satış vergileri, toptan satış vergisi ve perakende satış vergisi olarak üçe ayrılır.

TOPTAN EŞYA FİYAT ENDEKSİ (INDEX OF WHOLESALE PRICES) :
Bir ülkedeki toptan eşya fiyatlarının genel fiyat seviyesinde meydana gelen değişimleri gösteren endekstir. Bu endeks, paranın satınalma gücünde oluşan değişmeleri belirlemek amacıyla kullanılır.

TRAMPA (BARTER) :
Para kullanmadan gerçekleştirilen mal ve hizmet mübadelesidir. Bireylerin ihtiyaçları olan malları ellerindeki mallarla değiştirmeleridir. Bunun olabilmesi için, değişimde bulunulanacak malların birbirlerine eşitliğinin sağlanması ve değişimde bulunulacak kişilerin karşılaşmaları gerekmektedir.

TRANŞ (TRANCHE) :
Tahvil ve Bono Piyasası’nda işlem yapabilme limiti içerisindeki her bir kademedir.

TREND :
Bellirli bir zaman dilimi aralığında belli bir seyiri oluşturan değerlerde ortaya çıkan sürekli artma ya da azalmaları ifade eder.

TRÖST (TRUST) :
Birden fazla işletmenin ekonomik, hukuki ve teknik bakımdan tek bir işletme olarak birleşmeleri ile ortaya çıkan iktisadi kuruluştur. Yatay tröstler ve dikey tröstler olarak ikiye ayrılır.

TÜFE / TÜKETİCİ FİYAT ENDEKSİ (CONSUMER PRICE INDEX) :
Tüketicilerin kullandıkları kaynakları malların genel fiyat seviyelerindeki değişmeleri gösteren endekstir. Türkiye'de tüketiciendeksleri; geçinme endeksi, perakende fiyat endeksi, tüketici fiyatları endeksi olarak İstanbul Ticaret Odası, Devlet İstatistik Enstitüsü ve Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından düzenlenmektedir.

TÜKETİCİ KREDİSİ (CONSUMER CREDIT) :
Tüketicinin tüketim harcamalarını finanse edebilmek için aldığı kredidir. Tüketici ve borç veren kişi arasında bir sözleşme ile yapılır.

TÜKETİCİ RANTI (CONSUMER SURPLUS, BUYER'S SURPLUS) :
Bir malı, belirli bir fiyattan almaya hazır olan tüketicinin, malı daha düşük bir fiyattan satın alarak mala ödemiş olduğu paranın değerinden daha çok fayda sağlamasıdır. Oluşan fiyat farkı, tüketici lehine olan bir farktır.

TÜKETİCİ TERCİHLERİ (CONSUMER PREFERENCES) :
Tüketicilerin farklı mal ve hizmet tüketme arzularının derecesini belirten bir kavramdır. Tercihlerde meydana gelen değişmeler, talep miktarının da değişmesine neden olmaktadır.

TÜKETİM (CONSUMPTION) :
Tüketilecek mal ve hizmetler için para halinde yapılan harcamaların tümüdür. Bu tüketim sadece mal ve hizmetleri kapsamaz, üretimde kullanılan hammadde gibi unsurlar içinde kullanılır.

TÜKETİM FONKSİYONU (CONSUMPTION FUNCTION) :
Bir ülkede, belirli bir dönemde yapılan toplam tüketim harcamalarıyla kişilerin toplam gelirleri arasındaki fonksiyonel ilişkidir. Kişilerin gelir seviyeleri artarken, tüketim harcamaları da artmaktadır.

TÜKETİM HARCAMALARI (CONSUMPTION EXPENDITURE) :
Belirli bir ülkede, belirli bir dönemde toplumun ihtiyaçlarını doğrudan doğruya karşılayan mal ve hizmetler için yapılan parasal harcamların toplamıdır.

TÜREV PİYASALAR (DERIVATIVES MARKET) :
İlerideki bir tarihte teslimatı veya nakit uzlaşması yapılmak üzere herhangi bir malın veya finansal aracın bugünden alım satımının yapıldığı piyasalardır. Türev piyasaların tanımı forward, futures ve opsiyon işlemlerinin tamamını içermektedir.

TÜREV TALEP (DERIVED DEMAND) :
Üretim faktörlerine olan talep mal talebinden türeyen bir talep olduğundan, tüketimden doğan talepte türev taleptir.
__________________
Biz Bağımlılık Yaparız...

Ama Sigara Gibi Zarar Vermeyiz..
Dr@cul@ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-06-2008, 05:34 PM   #12 (permalink)
Super Moderator
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 642
Tecrübe Puanı: 1 Dr@cul@ is on a distinguished road
Standart Finans Sözlüğü A-Z

U-Ü


UCUZ PARA POLİTİKASI (CHEAP MONEY POLICY) :
Ekonominin canlandırılmasının istendiği dönemlerde, düşük faiz oranıyla finansman ve kredi imkanlarının sağlanmasıdır.

ULUSAL-100 ENDEKSİ (ISE NATIONAL-100 INDEX) :
1986 yılında 40 şirketin hisse senedi ile başlayarak zamanla sayısı 100 şirketin hisse senedi ile sınırlanan Bileşik Endeks!in devamı niteliğindedir. Ulusal Pazar'da işlem gören, yatırım ortaklıkları hariç önceden belirlenmiş şartlar yanında sektörel temsil kabiliyeti de gözönünde bulundurularak seçilmiş hisse senetlerinden oluşmakta ve İMKB-30 hisse senetlerini otomatik olarak kapsamaktadır. Hisse Senetlerinin fiyatları ve her bir hisse senedinin, aynen saklamada bulunanlar hariç, Takasbank saklamasında bulunan hisse senedi sayısının toplam hisse senedi sayısına oranları, baz alınarak piyasa değeri ağırlıklı olarak hesaplanır ve hisse senetleri piyasasının genel bir göstergesidir.

ULUSAL-30 ENDEKSİ (ISE NATIONAL-30 INDEX) :
Vadeli İşlemler Piyasası'nda kullanılmak üzere, yatırım ortaklıkları hariç Ulusal Pazar'da işlem gören şirketlerden önceden belirlenmiş şartlar yanında, piyasa değeri ve likiditesi yüksek olanlardan sektörel temsil kabiliyeti de gözönünde bulundurularak seçilen 30 hisse senedinden oluşan endekstir.

ULUSAL PAZAR (NATIONAL MARKET) :
Burada işlem gören bütün şirketler, İMKB tarafından önceden belirlenmiş kotasyon şartlarını tümüyle karşılayan şirketlerdir. Ulusal pazardan seçilmiş 100 şirkete ait hisse senetleri İMKB-100 Endeksini oluşturmaktadır.

ULUSLARARASI İKTİSAT (INTERNATIONAL ECONOMICS) :
Ülkeler arasındaki iktisadi ilişkileri inceleyen bilim dalıdır. Dış ticaret hareketleri, üretim faktörlerinin uluslararası dolaşımı, uluslararası politikalar, para sistemleri, ekonomik ilişkiler, birleşmeler uluslararası iktisadın başlıca konularıdır.

ULUSLARARASI PARA FONU (INTERNATIONAL MONETARY FUND -IMF- ) :
1945'te kurulan fakat 1947'de faaliyete geçen, parasal konularda uluslararası işbirliğini geliştirmek, döviz kurlarının istikrarlı bir hale gelmesini sağlamak, dış ödeme güçlüğü çeken ülkelere geçici olarak destek vermek, çok yanlı ödemeler sistemi kurmak amaçlarıyla kurulmuş finansal bir kuruluştur. IMF'ye üye olunurken, ülkelere dış ticaret ve milli gelirlerine göre birer kota verilir. Ülkeler bu kotalara göre IMF'ye girerken katkıda bulunurlar. bu katkının %25'i altın, %75'i de ülke parası ile ödenmektedir.

ULUSLARARASI PAZAR (INTERNATIONAL MARKET) :
İMKB Uluslararası Menkul Kıymetler Serbest Bölgesi içinde, "Serbest Bölgeler Mevzuatına" göre faaliyet gösterecek, esas olarak eski Doğu Bloku Ülkeleri, Türk Cumhuriyetleri ve Orta Doğu ülkelerindeki şirketlere ait menkul kıymetlerin işlem göreceği pazardır.

ULUSLARARASI REZERVLER (INTERNATIONAL RESERVES ) :
Uluslararası borç ödemelerinde kabul edilen, altın, konvertibl döviz, kısa vadeli resmi ve özel alacak senetleri ve tahvilleri ile diğer kredi kolaylıkları gibi her türlü aktiftir.

ULUSLARARASI TİCARET (INTERNATIONAL TRADE) :
Uluslararası boyutta gerçekleşen mal ve hizmet akımlarıdır. Uluslararası ticaret döviz ile yapılır. Kotalar, gümrük tarifeleri, döviz kontrolleri gibi uygulamalara konu olmaktadır.

ULUSLARARASI TİCARET BLOKLARI (INTERNATIONAL TRADE BLOCKS) :
Bazı ülkelerin, aralarındaki ticareti engelleyici nitelikteki koşuları kaldırmak, ekonomilerinin ve ticaretlerinin hacimlerini genişletmek, verimliliği artırmak amacıyla aralarında oluşturdukları ticari birliklerdir. Bu birlikler genellikle, ülkeler coğrafi ve tarihi ilişkilerinden kaynaklanmaktadır.

UNDERWRITING (ARACILIK YÜKLENİMİ) :
Yeni çıkarılan menkul kıymetlerin satış işleminin bir banka ya da aracı kuruluşlar tarafından üstlenilmesidir.

UZUN DÖNEM (LONG RUN, LONG TERM, LONG PERIOD) :
Tüm üretim faktörlerinin değişken olduğu, işletmelerin arzlarını üretim kapasitelerini değiştirmek suretiyle arttırabilecekleri zaman aralığıdır.

UZUN POZİSYON (LONG POSITION) :
Bir malı, menkul kıymeti veya vadeli işlem sözleşmesini satın almaktır.

UZUN VADELİ BORÇ (LONG TERM LIABILITY) :
Bulunduğu hesap döneminden daha ileri bir tarihte ödenecek olan, çoğunlukla bir yıldan önce ödeme zorunluluğu olmayan borçlardır.

ÜCRET (WAGE) :
İşçilere yaptıkları işin bedeli olarak ödene paradır. Kısaca, emeğin bedelidir.

ÜRETİCİ RANTI (PRODUCERS SURPLUS) :
Üreticinin belirli bir malı satmaya razı olduğu en düşük fiyat ile malın piyasa fiyatı arasındaki farktır. Üreticinin bu iki fiyattan elde edeceği fazlalık, üretici rantını oluşturur.

ÜRETİM (PRODUCTION) :
Fayda yaratmak, değer yaratmak veya yaratılmış mal ve hizmetlerin faydalarını arttırmak amacıyla harcanan çabaların tümüne verilen addır.

ÜRETİM FAKTÖRÜ (FACTOR OF PRODUCTION) :Üretim sürecinde kullanılan unsurlara verilen addır. Üretim faktörleri doğal kaynaklar, emek, sermaye, girişim olarak dörde ayrılır.

ÜRETİM FONKSİYONU (PRODUCTION FUNCTION) :
Belirli bir üretim tekniği kullanarak, üretim sırasında emek, sermaye, girişim ve doğal kaynakların biraraya getirilmesidir. İşletme bakımından ise, işletmenin elde ettiği ürün ile kullandığı üretim faktörü arasındaki fonksiyonel ilişkidir.

V


VADE (TERM) :
Borçlu olan kitiye borcunu ödemesi için verilen süredir. Bir borç veya senedin ödeme gününe de vade denilmektedir.

VADELİ DÖVİZ İŞLEMLERİ (FORWARD EXCHANGE) :
Dövizin gelecekte belirli bir tarihte, sabit bir fiyat üzerinden alınıp satılacağına dair yapılan sözleşmeye dayanan döviz işlemleridir. Vadeli döviz işlemleri genellikle, üç ve altı aylık vadelerle yapılırlar.

VADELİ DÖVİZ PİYASASI (FORWARD MARKET) :
Dövizin gelecekte belirli bir tarihte, sabit bir fiyat üzerinden alınıp satılacağına dair sözleşmelerin yapıldığı döviz piyasasıdır.

VADELİ İŞLEM SÖZLEŞMESİ (FUTURES CONTRACTS) :
Sözleşmenin taraflarını belirlenen ileri bir tarihte üzerinde anlaşılan fiyattan standartlaştırılmış miktardaki bir malı veya kıymeti alma veya satma yükümlülüğüne sokan sözleşmedir.

VADELİ MEVDUAT (TIME DEPOSIT) :
Bankalara belirli bir süre somunda çekilmek şartıyla yatırılan paralardır. Vadeli mevduat kısa vadeli, orta vadeli ve uzun vadeli olabilir.

VADELİ PİYASALAR (FUTURES MARKET) :
Gelecekteki belirli bir tarihte, daha önceden belirlenmiş sabit bir fiyat üzerinden mal ve hizmetlerin alım-satım işlemlerinin yapıldığı piyasalardır.

VADESİZ (AT CALL) :
Bir borcun ödenmesi veya bir alacağın talep edilmesinde belirli bir zaman sınırlamasının bulunmamasıdır.

VADESİZ MEVDUAT (DEMAND DEPOSIT) :
Bankalara istenildiği zaman çekilmek üzere yatırılan paralardır.

VADEYE KALAN GÜN (DTM-DAYS TO MATURITY) :
Menkul kıymetin valör tarihinden itfasına kalan gün sayısıdır.

VALÖR (VALUE DATE) :
Bankaya yatırılan paraya uygulanacak olan faizin başlama tarihini belirten terimdir. Valör terimi genellikle, kredi işlemlerinde kullanılır. Valör, bankadan çekilen paralarda, paranın çekildiği gün; bankaya yatırılan paralarda ise, takip eden gün olarak kabul edilmektedir.

VARİDAT (REVENUES) :
Devlet ve kamu tüzel kişileri tarafından toplanan kamusal gelirlere verilen addır.

VARLIĞA DAYALI MENKUL KIYMET (ASSET BACKED SECURITIES) :
İhraçcıların kendi ticari işlemlerinden doğmuş alacakları veya temellük edecekleri alacaklar karşılığında, ihraç edebilecekleri kıymetli evraktır.

VARLIK HESAPLARI (ASSET ACCOUNTS) :
İşletmenin bilançosunun aktif kalemini oluşturan hesaplardır. Kasa hesapları, bina ve stok hesapları varlık hesaplarının başlıca kalemleridir.

VARLIK VERGİSİ (WEALTH TAX) :
1942'de İkinci Dünya Savaşı sırasında, aşırı kazançları vergilendirmek için uygulamaya konulan olağanüstü bir servet vergisidir. Matrah, mükellef oranlarının gelişigüzel belirlenmesinden dolayı İkinci Dünya Savaşı sonunda yürürlükten kaldırılmıştır.

VEKALETNAME (PROXY) :
Bir kişiye başka bir kişi adına hareket etme yetkisini veren belgedir. Vekaletname, oy kullanma hakkını da tanımaktadır.

VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ (INHERITANCE TAX; SUCCESSION DUTY) :
Bedelsiz veya karşılıksız olarak elde edilen servet unsurlarından alınan bir tür servet vergisidir. Kişi miras, vasiyet, vb. yollarla servete sahip olduğunda veraset vergisi; bağış veya başka yollardan servet sahip oluyorsa intikal vergisi ödemek zorundadır.

VERGİ BEYANNAMESİ (TAX RETURN) :
Beyan ile ilgili vergilerde, vergi mükellefinin kimliği, verginin konusu, miktarı, matrahı gibi vergi hesaplanmasında kullanılan bilgilerdir.

VERGİ İADESİ (TAX REFUND, TAX DRAWBACK) :
İhracatı, üretimi, herhangi bir iktisadi falliyeti teşvik etmek amacıyla önceden alınan verginin bir bölümünün veya tamamının mükellefe geri ödenmesidir.

VERGİ İNDİRİMİ (TAX RELIEF) :
Belirli iktisadi ve sosyal amaçlar çerçevesinde, bazı vergi konularında vergi miktarı veya vergi oranı bakımından yapılan indirimdir.

VERGİ İSTİSNASI (TAX EXEMPTION) :
Vergilendirilmiş bir kanunun, kısmen veya tamamen, sürekli veya geçici olarak vergi dışında tutulmasıdır.

VERGİ KARNESİ (TAX CARD) :
Gelir vergisi mükellefleri tarafından, mükellefin medeni ve ailevi durumuyla ilgili alınması gerekli olan bilgileri kapsayan belgedir.

VERGİ MATRAHI (TAX BASE) :
Vergi matrahı, vergi borcunun hesaplanmasında vergi oranının uygulanabileceği iktisadi veya teknik unsurlardır.

VERGİ ORANI (TAX RATE) :
Vergi borcunu hesaplayabilmek için vergi matrahına uygulanan rakamdır. Vergiler, matrahın büyümesiyle oranın yükselmesi halinde artan oranlı vergiler; matrahın küçülmesiyle oranın azalması halinde azalan oranlı vergiler; matrahın değişmemesi halinde de düz oranlı vergiler şeklinde tanımlanırlar.

VERGİ POLİTİKASI (TAX POLICY) :
Belirli iktisadi ve sosyal amaçlara ulaşabilmek için, vergilerin miktar ve bileşimlerinde yapılan ayarlamaların tümüdür. Vergi politikasının başlıca amaçları; gelir dağılımındaki dengesizlikleri azaltmak, kamu harcamalarının finansmanını sağlamak, ödemeler dengesi açığını azaltmak, ekonomik kalkınmayı sağlamaktır.

VERGİ YANSIMASI (TAX INCIDENCE) :
Vergi yükünün bazı ekonomik ve yasal imkanlardan yararlanmak suretiyle, kısmen veya tamamen, başkasına ya da başkalarına devredilmesidir. Vergi yansıması, vergiyi ödemekle yükümlü olan kişinin vergi yükünü taşımak istememesinden kaynaklanır.

VERGİ YÜKÜ (TAX BURDEN) :
Vergilerin kişiler üzerinde yarattığı parasal etkidir. Vergi yükü, vergileme yüzünden kişilerin mal varlıklarında meydana gelen azalmayı ifade eder.

VERGİ YÜKÜMLÜSÜ (TAX PAYER) :
Hukuki olarak vergi borcu olan kişi veya kurumlardır. Iki çeşit vergi yükümlüsü vardır. Iktisadi anlamda gerçek yükümlü, ödene verginin yükünü taşıyan kişi; kanuni yükümlü ise vergi borcu olan kitidir.

VERGİNİN KAPİTALİZASYONU (CAPITALIZATION OF TAXES) :
Dayanıklı tüketim mallarının, vergi istisnasından kısmen veya tamamen yararlanması ile değerinden meydana gelen artıştır.

VERİMLİLİK (PRODUCTIVITY, EFFICIENCY) :
Belirli bir üretim miktarı (çıktı) ile bunu elde etmek için kullanılan faktörler (girdi) arasındaki orandır. Çıktı / Girdi şeklinde ifade edilir. İşgücü verimliliğini de, Toplam İşçilik / Toplam fayda olarak ifade edebiliriz.

VERİMSİZ EMEK (UNPRODUCTIVE LABOUR) :
İktisadi anlamda hiçbir değeri olmayan bir mal veya hizmetin üretiminde harcanan insan emeğidir.

VESAİK KARŞILIĞI ÖDEME (CASH AGAINST DOCUMENTS, DOCUMENTARY CREDIT) :
Genellikle dış ticaret işlemlerinde kullanılan, ithalatçının yabancı bir ülkeden yollanan bir mal ile ilgili belgeleri alabilmek için ihracatçının talimat verdiği bankaya malın bedelini ödemesi işlemidir. Mal ile ilgili belgeler ancak bu itlemden sonra teslim edilebilir.

VESİKA SİSTEMİ (RATIONING) :
Tüketim veya üretim için ayrılmış oln malların, zorunlu zamnalrda vesika karşılığı kişi veya işletmelere tahsis edilmesidir.

VİRMAN (TRANSFER) :

Bir banka hesabında bulunan fonların, başka bir hesaba aktarılması işlemidir. Bankada hesabı olan müşterilerin hesaplarında bulunan paranın belirli bir miktarını başka bir hesaba aktarmaları için verdikleri ödeme emride virmandır.

VOLATİLİTE -Oynaklık- (VOLATILITY) :
Bir menkul kıymetin fiyatının veya piyasanın genelinin kısa bir zaman aralığı içerisinde gösterdiği dalgalanma özelliği. Oynaklığı yüksek bir menkkul kıymetin fiyatında hızlı değişim ve aşırı dalgalanma özellikleri görülür
__________________
Biz Bağımlılık Yaparız...

Ama Sigara Gibi Zarar Vermeyiz..
Dr@cul@ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-06-2008, 05:35 PM   #13 (permalink)
Super Moderator
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 642
Tecrübe Puanı: 1 Dr@cul@ is on a distinguished road
Standart Finans Sözlüğü A-Z

Y


YABANCI HİSSE SENEDİ (FOREIGN STOCKS) :
Yabancı ortaklıklarca bulundukları ülke mevzuatına uygun olarak çıkarılan ve ortaklık hakkını temsil eden menkul kıymetlerdir.

YABANCI KAYNAK :
İşletmenin kendi öz kaynakları dışında borçla bulduğu kaynaklardır.

YABANCI ORTAKLIK (FOREIGN COMPANY) :
Türk Parasını Kıymetini Koruma mevzuatında tanımlanan dışarıda yerleşik kişilerden ilgili ülke mevzuatına göre yabancı sermaye piyasası araçlarını çıkaran ortaklıklar ile yatırım ortaklıklarıdır.

YABANCI SERMAYE (FOREIGN CAPITAL) :
Bir ülkedeki sermaye stokuna başka bir ülke kişi veya kurumları tarafından yapılan sermaye katkısıdır. Dolaysız özel yabancı sermaye ve portföy yatırımları olarak ikiye ayrılır. Portföy yatırımları tasarruf sahiplerinin bir faiz veya divident geliri sağlamak amacıyla uluslararası sermaye piyasalarından menkul değerler alınmasını ifade eder. Dolaysız özel sermaye yatırımları, bir ülkeden başka bir ülkeye verilen sermayenin, o ülkede yatırıma dönüştürülmesidir.

YANKEE :
Amerika'da ihraç edilen yabancı tahvillerdir.


YAPAY PİYASA/YAPAY FİYAT (ARTIFICIAL MARKET/ARTIFICIAL PRICE) :
Bir veya birkaç üyenin, bir veya birden fazla seanslar boyunca herhangi bir menkul kıymet için, sözkonusu menkul kıymetin gerçek piyasa değerini yansıtmayacak şekilde fiyat (yapay fiyat) teşekkül ettirecek şekilde sürekli olarak önceki alım emrine göre daha yüksek fiyatlarda alım emirleri veya sürekli olarak daha düşük fiyatlarda satım emirlerinin borsaya iletilmesi ile oluşturmaya çalışılan piyasaya yapay piyasa denir.

YARI MAMUL (SEMI- MANUFACTORS) :
Daha önceden üretim sürecine girmiş veya üretilmekte olan fakat kullanılabilir mamul haline gelmemiş maddelerdir.

YATAY ANALİZİ :
Dönemler arası bilanço ve gelir tablosu kalemlerin değişimlerini gösterir.

YATAY BÜTÜNLEŞME (HORIZONTAL COMBINATION; HORIZONTAL INTEGRATION) :
Aynı malı üreten işletmelerin ekonomik birimlerinin birleşmeleridir. Tröst veya karteller şeklinde olabilen bu birleşmelerle, tekel veya oligopol piyasalar yaratılmak istenmektedir.

YATIRIM (INVESTMENT) :
Belirli bir ülkede, belirli bir dönemde ekonomideki üretim araçlarına yapılan harcamalar yâni ülkedeki mevcut sermaye stokun yapılan ilavelerdir. Ekonomideki yatırım harcamaları sermaye mallarına yapılan harcamalar, inşaat ve hammaddelere yapılan harcamalar ve yarımamul ve mamullere yapılan harcamalr şeklinde gruplanabilir.

YATIRIM ANALİSTİ (INVESTMENT ANALYSIST) :
Hisse senetlerinin fiyatlarını tahmin etme de uzmanlaşmış kişilerdir.

YATIRIM BANKASI (INVESTMENT BANK) :
Özel sektörde ve kamu sektöründe, uzun vadeli olmak üzere kaynak transferi yapma görevini üstlenmiş kurumlardır. Yatırım bankaları genellikle sermaye piyasalarının aracısı durumundadırlar.

YATIRIM BÜTÇESİ (CAPITAL BUDGETING) :
Getirileri bir yıldan daha uzun bir dönemi kapsayan varlıklara yapılacak yatırımlar veya yatırım projeleri ile ilgili uzun vadeli planlama sürecidir.

YATIRIM DANIŞMANLIĞI (INVESTMENT CONSULTANCY) :
Müşterilere, sermaye piyasası araçları ile bunları ihraç eden ortaklık ve kuruluşların, yönlendirici nitelikte yazılı veya sözlü yorum ve yatırım tavsiyelerinde bulunulması faaliyetidir.

YATIRIM FONU (MUTUAL FUND) :
Halktan katılma belgeleri karşılığı toplanan paralar ile belge sahipleri hesabına, riskin dağılması ve inançlı mülkiyet ilkesine göre sermaye piyasası araçları ile ulusal ve uluslararası borsalarda işlem gören altın ve diğer kıymetli madenlerden oluşan portföyü işletmek amacıyla kurulan mal varlığıdır.

YATIRIM FONU KATILMA BELGESİ (MUTUAL FUND PARTICIPATION CERTIFICATE) :
Belge sahibinin kurucu ve saklayıcı kuruma karşı sahip olduğu hakları taşıyan ve fona kaç pay ile katıldığını gösteren kıymetli evraktır.

YATIRIM İNDİRİMİ (INVESTMENT TAX CREDIT) :
Özel sektörün yaptığı yatırım projelerine devletin, ekonomik kalkınmayı hızlandırmak amacıyla belirli bir oranda katılmasıdır.

YATIRIM KREDİSİ (INVESTMENT CREDIT) :
İşletmenin kuruluşu aşamasında, sabit değerlerin alımı ve bunların değerlendirilmesi için alınan kredilerdir. Bu krediler, işletme faaliyete geçip kâr etmeye başladıktan sonra geri ödenmek üzere alınırlar.

YATIRIM ORTAKLIKLARI (INVESTMENT TRUSTS) :
Sermaye piyasası araçları ile ulusal ve uluslararası borsalarda veya borsa dışı organize piyasalarda işlem gören altın ve diğer kıymetli madenler, portföyü işletmek üzere anonim ortaklık şeklinde ve kayıtlı sermaye esasına göre kurulan sermaye piyasası kurumlarıdır.

YATIRIM POLİTİKASI (INVESTMENT POLICY) :
Yatırım kararları alınması veya yatırım projeleri seçimi sırasında, işletmenin ekonomik şartları ileriye dönük hedefleri göz önüne alınarak uygulanan politikadır.

YEDDİ EMİN (GRATUITOUS BAILEE) :
Hukuki bakımdan anlaşmazlık konusu olan bir malın muhafazasının, korunmasının, bakımının ve yönetiminin hukuken teslim edildiği kişidir.

YEDEK AKÇE (RESERVE FUND; RETAINED EARNINGS) :
İşletmenin dönem sonunda elde ettiği kârın, kanun veya anasözleşme gereğince veya kar payı olarak dağıtılmayan, bilançoda çeşitli amaçlar için ayrı kalemlerde gösterilen kısmıdır. Yedek akçeler hukuki durumlarına göre; zorunlu yedek akçeler ve isteğe bağlı yedek akçeler olarak gruplanırlar.

YENİDEN DEĞERLEME (REVALUATION) :
Ortaklıkların aktiflerinde kayıtlı bulunan ve amortismana tabi maddi duran varlıklarının enflasyon sebebiyle elde etme maliyeti ile piyasa değeri arasında oluşan farkın bilançoların sağlıklı bir şekilde değerlendirilmesi amacıyla Maliye Bakanlığı tarafından her yıl açıklanan oranlar dahilinde değerinin yükseltilmesidir.

YENİ ŞİRKETLER PAZARI (NEW COMPANIES MARKET) :
Yeni kurulmuş olmakla beraber, büyüme potansiyeli taşıyan şirketlerin hisse senetlerinin borsada işlem görmesi amacıyla kurulmuştur.

YETKİ BELGESİ (AUTHORIZATION CERTIFICATE) :
Sermaye Piyasası Kurulu tarafından aracı kuruluşlara verilen ve icra edecekleri sermaye piyasası faaliyetini gösteren belgeye denir.

YURTDIŞI YATIRIM (OVERSEAS INVESTMENT) :
Devletin veya bir işletmenin, başka bir ülkede yaptığı yatırımdır. Yeni pazarlara açılma isteği, düşük maliyetlerle faaliyette bulunma isteği, ülke içinde sermaye fazlas

Z


ZAMAN ÖNCELİĞİ (TIME PRIORITY) :
Hisse senetleri piyasasında, fiyat eşitliği halinde sisteme zaman açısından daha önce kaydedilmiş emirlerin öncelikli karşılanmasıdır.

ZARAR (COST) :
Belirli bir faaliyet dönemi sonunda, işletmenin dönem içi giderlerinin dönem içi gelirlerinden fazla olması durumudur. Zarar, sermayede veya kârdaki azalmayı gösterir.

ZARAR MİNİMİZASYONU (LOSS MINIMIZATION) :
Bir işletmenin belirli bir faaliyet dönemi sonunda, olabilecek zararının mümkün olduğunca en aza indirgenmeye çalışılmasıdır.

ZORUNLU TASARRUF (FORCED SAVING) :
Kişi ve işletmelerin iradesi dışında, mal talebinin mal arzını aşması sonucu harcamaların azalması ile ortaya çıkan tasarruftur. Ayrıca, devletin fiyatları ve vergileri yüksek tutarak, tüketimin azalması ile sağladığı tasarrufa da zorunlu tasarruf denilmektedir.
__________________
Biz Bağımlılık Yaparız...

Ama Sigara Gibi Zarar Vermeyiz..
Dr@cul@ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla



Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:39 PM .


Powered by vBulletin® Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Reklam İçin: İletişim formu

eXTReMe Tracker

Danışmanlık Hizmetleri