Bilgisayar ve internet forumu  

Geri git   Bilgisayar ve internet forumu > Kültür ve Sanat > Genel Kültür
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Genel Kültür Genel kültürümüz ve toplumumuzu bilgilendirecek konular

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 06-27-2008, 02:36 AM   #1 (permalink)
Member
 
Üyelik tarihi: Jun 2008
Mesajlar: 35
Tecrübe Puanı: 0 ahmetnuray is on a distinguished road
Post Burası Türkiye. Her An Her şey Olabilir

BURASI TÜRKİYE. HER AN HER ŞEY OLABİLİR
Bir zamanlar Gorbaçov ve Reagan arasında başlayan yumuşamanın süreklileştirilmesi ve bu barışın gerçekleştirilmesinde en büyük katkısı olacağını düşlediğim abide dikilen yerinden söküldü....Şimdi ise dünyadaki global gerginliğin ipleri koparacak noktaya geldiğini düşünerek,yeni bir anıt yapsammı diyorum.Aşağıdaki gazetelerde konusu edilen abide gibi başlangıç olarak bir yerde açılışı yapıldıktan sonra tekrar yıkarlarmı?.Burası Türkiye.Her an her şey olabilir.Ben en azından zamanını beklemem gerektiğini biliyorum..Bir gün elbet ufukta sanat rüzgarları esecektir.Kuantum Düşünce Grubu Kurucusu, Başkanı: Ahmet Nuray

İNSAN HAKLARI (BARIŞ) ANITI”
Dünya barışını pekiştirmek ve insan haklarını gündemde tutmak amacıyla İsviçre’de başlamış ve 50 devletin katılımıyla oluşturulmuş bir projedir.
1970’lerden 1980’lere kadar ABD’de sanat çalışmalarımı gerçekleştirdikten sonra, 1985’li yıllarda İsviçre’ye giderek insan hakları ile ilgili uluslararası boyutlarda bir proje başlattım. 5.65 cm boyutundaki İnsan Hakları (Barış) Anıtı’nın amacı, yapımında tüm dünya devletlerinin katkı ve emeklerinin sağlanmasıydı.
Projenin ilk ayağı olan İsviçre’de yapımı tamamlandıktan sonra, anıtı Türkiye’ye getirdim. Anıtın açılışı, 1990 yılında 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda, dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal tarafından yapıldı. Dünya çocuklarına armağan edilen bu anıt, Ankara Batıkent’e dikildi.
“Günümüzdeki evrensel kaosun had safhada olduğu bu dönemde, evrensel barışın ne kadar önemli olduğunun altını çizmekte fayda var diye düşündüm. 1990’lı yıllarda yaptığım bu projenin uzantısı olarak yeni bir projenin, İstanbul’da Avrupa kültürlerarası iletişimin sağlanması amacıyla yapılması gerektiğine inanıyorum. Kendi maddi imkanlarımla yaptığım bu projenin daha da gelişmişini, “İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Projesi” kapsamında, Avrupa ve Türkiye’deki heykeltıraşların da katkılarıyla gerçekleştirmek istiyorum.
5.65 metre yükseklikteki bu anıtın, kültür başkenti olacak olan İstanbul'umuz için yeni bir eser olarak tarihe mal edilmesinin -İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından tahsis edilen bir yere dikilmek koşulu ile- kültürler arasındaki iletişimi ne kadar güçlendireceğini hayal etmek ve gerçekleştirmek mümkün.
Avrupa ve Türk sanatçılarının kültürel ve sanatsal diyalogunun sağlanması, Türk ve dünya sanatı açısından gereklilik arz ediyor. Bu proje, bugün veya gelecekte mutlaka yapacağım projelerden biri, diye düşünüyorum.
DÜNYA BARIŞI ADINA (Basından)
Sanat çalışmalarını Amerika ve İsviçre’de sürdüren Ahmet Nuray, heykeltıraş ve pedagog olarak dünyada tanınan bir sanatçı. 15 yıllık aradan sonra Türkiye’ye dönen Ahmet Nuray, “Dünya Barışı”nı konu alan 5.65 cmbüyüklüğünde demir konstrüksiyon anıt heykelini de beraberinde getirdi. Sanatçının amacı doğrultusunda dünya barışı için, her ülkenin de bu projeye katılmasını içeren bir atılım yaptı. Dileği heykelin baş kısmını oluşturmak için gereken metal parçalarının dünya ülkelerinden gelmesiydi. C
23 Nisan 1990 tarihinde çeşitli devletleri sembolize eden küçük metal plaketler, yine o ülkenin çocukları ile Ahmet Nuray’ın eşliğinde heykelin başına monte edilecek.
İsviçre’de başlayan yazışmalar sonucunda, Ahmet Nuray’ın çağrı mektuplarına 32 devletin olumlu cevap verdi. Plaketleri ile birlikte hazır durumda.
Dünya çocukları ile gerçekleşen bu heykel, projeyi kabul eden her ülkede belli aralıklarla sergilenerek, dünya barışının sürekli olması ve bu barışın oluşturacağı gücün hiçbir şekilde zarar görmemesi için, insanlık adına bir mesaj iletmek amacıyla tüm dünyayı dolaşacak.
Atatürk’ün hedeflemiş olduğu evrensel barış ilkesi doğrultusunda, dünya çocuklarına hediye edilen tek bayramın Türklere özgü olmasından dolayı, Ahmet Nuray bu projesini Türkiye’de tamamlamak istiyor.
İnsan ile dünya arasındaki ilişkinin de ele alındığı bu heykelde; insanın dünyayı elleri üzerinde taşıyan bir simge olarak kullanılması, tüm olumsuzluklara karşı insan olmanın taşıdığı önemli bilinci vurguluyor.
Gorbaçov ve Reagan arasında başlayan yumuşamanın süreklileştirilmesi ve bu barışın gerçekleştirilmesinde en büyük katkısı olacak çocukların değerinin unutulmaması amacını taşımaktadır.
Dünya barışının ve insanın temel özgürlüklerinin taşıdığı önemi vurgulayan bu heykel tasarımında, özellikle dikkati çeken diğer öğe de insanın haklarına olan saldırıların kınanması ve “Hür Dünya” için ulusların birlikte çaba göstermeleridir.
Aktif sanatçı kimliğinde olan Ahmet Nuray, evrensellik adına “Sanat Bir İletişimdir” felsefesi altında bu çalışmalara hız vermek istiyor. Sanatın taşıdığı özelliği zedelemeksizin sanata yeni ufuklar açan bu düşünce, sanatın bir iletişim olduğunu tüm dünyaya yayacak.




Journal de Morges
13 Aralık 1988

İNSAN HAKLARI ONURUNA BİR HEYKEL
Heykeltıraşlık faaliyetleri dışında yaratıcı ve eğitimci Ahmet Nuray, yürekten bağlandığı başka bir konuyla meşgul oluyor: İnsan Hakları… Henüz, özellikle başını tamamladığı, metalden muazzam bir heykel yaratma fikri aklına geldi.
JM- Niçin bir İnsan Hakları Heykeli?
AN- Sanat iletişimdir. Buna dayanarak, benim için çok değerli olan dünya barışı temasını kendi tarzımda dile getirdim. Bu benim dilim ve orijinal bir eser yaratmak istiyordum. Bu heykel henüz başını yapmamış olduğum bir insanı temsil eder.
JM- Hangi sebepten dolayı?
AN- Heykelimi yaparken, İsviçre’deki çok sayıda (yaklaşık 100 kadar) büyük elçiliğe yazarak projemi açıkladım. Hareket noktam, her ülkenin bana, benim çocuklarla bir araya getireceğim ve üzerinde ülkenin tipik bir sembolü bulunan küçük bir metal parçası göndermesini istemektir. Bu metal parçaları, “Dünya Barışı”ndan başka bir anlamı olmayan eserimin başını oluşturacaktır. Bugüne kadar olumlu 30 cevap elde ettim ve 2 Aralık’ta ilk metal plağımı Endonezya’dan aldım.
JM- Bu muazzam bir eser. Burada kimsenin istemediğini söylüyorsunuz, nereye konulacak?
AN- Aslında uluslar arası bir şehir olan Cenevre kentine hediye etmek istiyordum. Bölgede Morges, Lozan vs. gezdirerek gezici bir sergi düzenlemek istiyordum. Fakat kesin bir şey var, bu eser yaratılmasına katkıda bulunmayı kabul eden her ülkede sergilenecek. Kesin yerleşmesi için beklemek, görmek gerekecek. Sadece İsviçre’nin Fransızca konuşulan bölgesinde ve bilhassa Leman çevresinde istenmediğinden dolayı müteessirim. Yazık!
JM- Fakat şu anda yapılacak ne kalıyor?
AN- Eser halen Grancy’dedir. Başını yapmak için hala gerçekleşmesine katılmak isteyecek tüm çocukları kabul edecek kadar yeterince büyük bir yer arayışındayım. Bu amaçla Cenevre vilayetine girişimde bulundum, reddedildi.




ahmetnuray isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla



Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:39 PM .


Powered by vBulletin® Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Reklam İçin: İletişim formu

eXTReMe Tracker

Danışmanlık Hizmetleri